Hepimiz o anı biliyoruz: Odaya adımınızı attığınız anda sizi karşılayan o bembeyaz, pofuduk yatak, loş ışıklar ve burnunuza çalınan o huzurlu koku… Beşere kendini anında özel hissettiren, tüm günün yorgunluğunu kapının gerisinde bıraktıran beş yıldızlı otel odalarından bahsediyorum. Pekala, bu lüks tecrübesi yalnızca tatillerle sonlu tutmak zorunda mıyız? Muhakkak hayır! Cüzdanınızı yormadan, yalnızca birkaç akıllı seçim ve biraz yaratıcılıkla kendi yatak odanızı her gece konaklamak isteyeceğiniz o hayal süite dönüştürebilirsiniz.
Otellerin vazgeçilmez kuralı şudur: Bembeyaz, dokulu ve tertemiz nevresimler.
Beyaz renk hem sonsuz bir paklık hissi verir hem de odayı olduğundan daha geniş ve ferah gösterir. Mevcut karışık desenli nevresimlerinizi büsbütün beyaz, yüksek kaliteli pamuklu modellerle değiştirerek birinci büyük adımı atabilirsiniz.
Beş yıldızlı bir yatak yalnızca bir çarşaf ve yorgandan ibaret değil.
Yatağınızın ayak ucuna şık bir biçimde atacağınız bir yatak şalı (throw) ve farklı boyutlarda yastıklar kullanarak katmanlı bir görünüm elde edin. İki ana uyku yastığının önüne iki adet büyük kare kırlent ve en öne küçük bir dekoratif yastık eklemek, yatağı anında zenginleştirir.
Bir odayı sıradanlıktan kurtarıp “lüks bir süit” düzeyine taşıyan en değerli fark, duvarlardaki mimari doku.
Taş yahut tuğla görünümünün hiç eskimeyen o asil modasını yansıtan duvar panelleri, odaya derinlik ve karakter katmanın en pratik yolu. Ultra sert yapıdaki bu paneller, yatak başı ardındaki duvarı bir sanat yapıtına dönüştürerek odanın tüm atmosferini anında değiştirecek.
Tavan lambasının tekdüze ve sert ışığını terk edin.
Otel odalarının o loş havasını yakalamak için komodinlerin üzerine simetrik iki adet şık masa lambası yerleştirin. Mümkünse sıcak sarı ışık veren düşük wattlı ampuller tercih ederek göz yormayan, sakinleştirici bir ambiyans yaratın.
Otellerde komodin üzerinde kablo yığınları yahut ilaç kutuları üzere kalabalıklar göremezsiniz.
Komodininizin üzerini büsbütün boşaltın; yalnızca şık bir cam su sürahi, o an okuduğunuz bir kitap ve küçük bir dekoratif nesne bırakın. Takılarınızı yahut şahsî eşyalarınızı seramik tabak içinde toplamak, dağınıklığı ortadan kaldırarak ferahlık sağlayacak.
Duyulara hitap bir koku belirleyin.
Odaya girdiğinizde sizi karşılayan hafif bir lavanta, bergamot yahut pak çamaşır kokusu o ‘otel hissini’ tamamlayan en kıymetli ögedir. Uygun fiyatlı bir çubuklu oda kokusu veya uyku öncesi yastıklarınıza sıkacağınız hafif bir lavanta spreyi ile bu etkiyi yaratabilirsiniz.
Pencereleri de unutmayalım!
Perdelerinizi korniş yerine tavana monte edilen ray sistemleri ile mümkün olan en yüksek noktadan başlatarak yere kadar indirin. Bu optik illüzyon tavanı daha yüksek, odayı ise daha görkemli gösterir. Fon perdelerde kadife yahut keten görünümlü tok kumaşlar tercih etmek, pencere önündeki boşluğu doldurarak kalite algısını azamiye çıkarır.
Gözümüz doğal olarak dengeyi ve simetriyi estetik bulur.
Yatağınızın her iki yanına yerleştireceğiniz özdeş komodinler ve lambalar, odada profesyonel bir iç mimar elinden çıkmış hissi yaratır. Şayet mobilyalarınız farklıysa, onları birebir renge boyayarak yahut üzerine emsal aksesuarlar koyarak bu görsel dengeyi sağlayabilirsiniz.
Eğer odanızda kâfi alan varsa puf ekleyin.
Yatağın ayak ucuna yerleştireceğiniz şık bir puf (bench) yahut bir köşeye koyacağınız konforlu bir tekli koltuk, odanın ‘sadece uyunan bir yer’ olmaktan çıkıp bir ‘yaşam alanı’ haline gelmesini sağlar. Bu, otel odalarındaki o geniş ve fonksiyonel süit hissini yakalamanın en tesirli yollarından biri
Duvar aynaları ile ışığı ve alanı katlayın.
Oteller, odaları daha geniş ve aydınlık göstermek için aynaları stratejik noktalarda kullanır. Yatağın tam karşısına yahut şık bir şifonyerin üzerine asacağınız büyük bir ayna, pencereden gelen doğal ışığı odaya dağıtarak ferahlık sağlar. Bilhassa pirinç yahut eskitme çerçeveli aynalar, odada varlıklı ve tamamlanmış bir dekorasyon algısı oluşturur.
